Haber

Ustadan hal-i pür melâlimiz! Şükran Soner’in yazısı…


4 Ocak 1974 – Barış / 13 Ekim 1982 Milliyet

Cumhuriyet Kitap Dergi’nin Editörü Gamze Akdemir, bu kitabın elime ulaşmasını sağlamasından sonra, sayfada yer alabilecek vuruş sayısını aktardıktan sonra, dayanamayıp Turhan Selçuk’un kitapta yer alan çizgilerine ilişkin duygularını paylaşırken, gazeteciliğin günlük gündem ilişkisinin de etkisi ile sayfada karşınıza çıkan karikatürü çok beğendiğini saklamamazlık edemedi.

25 Eylül 2003 – Cumhuriyet / 6 Mart 1962 – Milliyet

Benim ilk seçimim farklı nedenlerle 32 ve 33. sayfaların bütününü kapsamış, 6 Mart 1962’de Milliyet ile 25 Eylül 2003’te, Cumhuriyet’te yayınlanmış karikatüründen yana olmuştu.

İstanbul Üniversitesi’nin, tarihi simge kapılarının önünde boyacılık yapan bir boyacının altında, ‘Üniversiteden mezun’ yazısı var. İkinci sayfaya uzanan çizginin devamında boyacı işçi sonuç olarak üniversite binasının arka kapısından çıkmış olarak yalın ayak, ayak izleriyle kasketli işçi olarak yürüyüşüne devam ediyor.

Sonuç olarak Gamze’nin seçkisi günümüz gündemini daha sıcak yansıtıyor olması nedeniyle seçilmiş kare olmalıydı.

USTANIN EVRENSEL ALGILARLA DA BULUŞAN ÇİZGİLERİ!

Sayfaları karıştırdığınızda en çok uluslararası yayınlarda yer almış seçkilerinin gündemleri gereği daha bir evrensel algılarla buluştuğunu gözlemleyebilirsiniz.

Çizimlerde kullanılan hokkalardan mürekkep çeken kalemlerin yakılışında ısınmak, ne de olsa evrensel sermaye bakışının, dünyasının özleminin yansıması olmalı.

4 Nisan 1962 – YÖN

17 Kasım 1969 çizgileri, 1971’de Le Monde’da, 3 Mart 1981’de de Pardon’da (Hamburg) yayınlanmış. Gençlik yıllarımızın İstanbul sokaklarında gazete satan çocuklarının haberler üzerinden sıcak seslenişlerin simgesi; 4 Nisan 1962’de, YÖN’de yayınlanmış karikatürde ise satıcı çocuk balon içinde “Yazamıyor!” haykırışıyla alıcısının ilgisini çekiyor.

16 Ocak 1983 tarihli Cumhuriyet’teki çizgisinde, “Süpermen” adını taktığı okur koltuğunu televizyona ters çevirmiş, arkası dönük olarak abajur ışığında gece gazetesini okumayı sürdürüyor. Cumhuriyet okurlarının kimlik algılarının da payı var mıdır?

Çizim: SADİ DİNÇÇAĞ

İNSANI YUTAN AMPUL!

11 Şubat 1983 Milliyet, 1984 World Press Review (New York) seçkisinde ise arka arkaya gelen altı çizgi karenin içinde ampule dönüşmüş televizyon ekranı tarafından yutulan insanı anlatılıyor.

Turhan Selçuk’un algısı evrensel yerleşik çizgileri arasında; karton yazılı kağıttan yapılmış uçaktan atılan bombanın, suda yüzdürülen kâğıttan yapılmış kayığı bombalaması çok etkili çizgileri ile 25 Haziran 1958’de Dolmuş’ta; 16 Mart 1959’da Il Travaso’da (Roma); 1960’da Canton 61, “1960’ın En İyi Karikatürleri Albümü”, Diogenes Zürih’te; 7 Eylül 1963’te Milliyet’te, 1965’te de Can Can Madrid’te boy gösteriyor.

12 Nisan 1959 Milliyet’te yayınlanan ve yine “1960’ın En İyi Karikatürleri Albümü”, Diogenes Zürih’te yer alan ikinci ünlü karikatüründe ise halkın simge kurtarıcısı, aydınlanmacı savaşçısı, kahramanı Abdülcanbaz’ın karşısındaki kurnaz, hilebaz Gözlüklü Sami, kayığı ile iskeleye indikten sonra, başkasına yaramaması için karton kağıttan kayığını elindeki kibritle yakıveriyor.

ANAYASA, BABAYASA!

3 Eylül 1963 tarihli Milliyet’te yayınlanmış Anayasa kitabının çizgisinin altına yerleştirilmiş “Anayasaya Aykırı Kanunlar” Babayasa! yazılı uyarı unutulabilir mi? 1961 Anayasası sonrası yıllarda, Anayasa’da yer verilmiş özgürlüklerin, düşünceden sendikal haklara, toplumsal demokratik örgütlenmelerden sol siyasal örgütlenme haklarına yaygınlaştırılmasının ne kadar zorlu bir süreç olduğu unutulmamalı değil mi?

Dünya Çocuk Yılı üzerinden 21 Ocak 1979’ta, Cumhuriyet’te yer almış çizgilerine gelince, kutlamalara katılan çocukların televizyonlardaki şanslı görüntülerini yerlerde oturmuş yoksul işçi çocukların izliyor olmalarıyla; Dünya Çocuk Yılı’nı duyuran haber üzerinde satış yapmaya çalışan çocuğun koşturmacası, bağırışıyla; halıdan Çocuk Yılı Kutlama Hatırası panosu önünde fotoğraf çektiren yoksul aile albümündeki kalabalık yoksul çocuklarıyla ülkemizden manzaraların gerçekçi hal-i pür melâlimizin yansıtılması değil de nedir?

28 Ocak 1953 – Yeni İstanbul

GÖBEKTEN ÇİZGİLER!

Ve 4 Temmuz 1958’de Milliyet’te yayınlanan simgesel, göbekli patronun göbeğini sırtında taşıyan işçinin çizgileri… Yine 27 Ocak 1960 tarihli Milliyet’ten, elini sıktığı işçinin kolunu koparan Patron…

30 Kasım 1970 tarihli Akşam’da ve 2 Mayıs 1973’te Yenigün’de yayınlanan, yokuşta bütün ağırlığı ile yuvarlanmakta olan patronun altında kalmamak için panikle kaçan işçi… 1965’te Hiyeroglif, 27 Temmuz 1970’te Akşam’da yayınlanan “Medar-ı Maişet Motoru” alt yazısının üstünde motoru el gücü ile çalıştıran işçinin emeğinin karşılığı meyve suyunu yere yatmış musluğun altından akan borudan içen yastığında keyifle içen göbekli patron… Aynı seriden göbek taşına serilmiş göbekli patronların göbekleri çizgileri..

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi Ücretsiz Video İndir porno izle türk takipçi tarot fal baktır